Temmuz ayında 1 aylık tatil planı yaptım. Zonguldak’tan başlayacağım, Antalya, İzmir, İstanbul, Ankara derken sonra da evime geri döneceğim. Ne güzel plan, değil mi? Neyse, yola çıktım, Zonguldak’a gittim. Sabah arkadaşıma vardım. (kısadan anlatayım daralmayın okurken) Akşamüstü de arkadaşlarla buluşup yemeğe gideceğiz. Makyajımı yaptım, giyindim, aynaya bakıyorum… O sırada bel kısmımda çok ince bir sızı hissettim. Elimi attım, “Aa burda yaramı varmış, koparıyım.” dedim. Ve bilinçsizce çektim.
Parmaklarımın arasındakine bir baktım, böcek! “Allah Allah, bu neymiş ki?” dedim. Ailemden birkaç kişiyi aradım, gösterdim ve hepsi de tek bir şey dedi: “Kene!”
Beni aldı bir telaş, bir korku… Hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. Kenenin nasıl bir şey olduğunu görmemiş olsam da, az çok duyduklarımızdan bilgim var tabii. E tabii ki panik atağım da var! Koştura koştura acile gittim.
Oradaki doktor hanım beni neredeyse komple soydu, el feneriyle vücuduma baktı. “Başka nerelerde var?” diye kontrol etti. Bir tane daha buldu, onu da titizlikle aldı.
Dedi ki:
— Neden kendin çıkardın?
Dedim ki:
— Doktor hanım, ben onu yara zannettim! Kene olacağı aklıma gelmez. Apartman dairesi, 3. kat, site yani… Burada kimin aklına gelebilir böyle bir şey?
Neyse, anlattı işte kene hakkında bir şeyler. “Tetanoz aşısı yapılacak, kanına bakılacak, kontrolde olacaksın.” dedi. Eee ben durur muyum?
Dedim ki:
— Yok ben evime döneceğim, bana bir şey yapmayın döner dönmez giderim hastaneye dedim, olurdu olmazdı…
Sonra acilden sabaha karşı çıktım. Arkadaşıma geçtim, eşyamı aldım, hemen memlekete geri döndüm. Kafada bir kuruntu: “Ama bir şey olur da ölürsem, evimde öleyim bari!”
Ayy, gözünü sevdiğimin korkusu… Her şeye cesurca atlayan ben, bir keneden hizaya geldim desem yeridir!
Doktora gittim, kan verdim, tetanoz derken… 5 günde bir, 15 gün boyunca kan verdim. Değerlere vs. bakıldı. Şükür, kenenin yoluna gitmedim!
Peki ders aldım mı? Tabii ki aldım!
Ders 1: Kene her yerde olabilirmiş, level atlamış.
Ders 2: Keneyi gördüğünüzde siz dokunmayın.
Ders 3: Kendinizi ve kenenizi hastaneye yetiştirin.
Tamam, hayvan severim ama bazı durumlar göz ardı edilebiliyor. Sağlıkla alakalıysa doğa kanununu hatırlayın! Kendinizi doktorlara emanet edip, kenenize veda ediniz.
Biliyorsunuz, keneden dolayı çok insan ölüyor. Lütfen umursamazlık yapmayın!




