İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Eğitimde Şiddete Hayır

Son iki gündür aynı kabusu farklı şehir isimleriyle izliyoruz. Okul dediğin yerde silah patlıyor, çocuklar ve öğretmenler hedef oluyor, Bu, “kötü bir haber” değil; bu kabul edilemez bir gerçek.

Önce şunu netleştirelim: Bir çocuğun okula silahla girip ateş açmasının hiçbir bahanesi yok. Bunun adı “anlık öfke” diye yumuşatılacak bir şey değil. Bu, doğrudan şiddettir ve sonuçları geri alınamaz. Bu işin merkezinde zarar gören hayatı elinden alınan çocuklar var. Onların yaşadığını görmeden yapılan her yorum eksik kalır.

Ama işin sadece failine bakıp geçmek de çözüm değil çünkü bu olaylar tek başına ortaya çıkmıyor. Ortada bir sistem açığı var ve bu açık gözümüzün önünde.

En basitinden başlayalım: okul güvenliği.

Bir öğrenci okula silahla nasıl girer? Çantalar gerçekten kontrol ediliyor mu? Okul girişleri denetleniyor mu? Güvenlik görevlisi var mı? Bu soruların cevabı yoksa, konuştuğumuz şey sadece sonuç olur, sebep değil.

Okul dediğin yer, çocukların en güvende olması gereken yer ama biz hâlâ “olduktan sonra” konuşuyoruz. O kapıdan o silah girdiyse, orada ciddi bir ihmal vardır. Bu kadar net.

Şimdi herkes yine bir şeylere sarılıyor. Oyunlar deniyor, sosyal medya deniyor, aile deniyor… Evet, bunların hepsi konuşulmalı ama hiçbirisi yapılan şeyi hafifletmez. Etkileyen faktörler olabilir ama sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bir başka gerçek daha var: Biz çocukların yaşadığı sorunları ya küçümsüyoruz ya da fark etmiyoruz. Bu doğru ama bu gerçek, kimseye şiddet uygulama hakkı vermez. Bu çizgi net olmalı çünkü o çizgi bulanıklaştığında, yanlış yerden empati kurmaya başlıyoruz.

Empati, zarar görene yapılır. Şiddeti uygulayana değil.

Okullar sadece ders anlatılan yerler değil, aynı zamanda birer denetim alanı ve ne denetim var ne takip. Çocuk değişiyor, içine kapanıyor, agresifleşiyor… çoğu zaman kimse fark etmiyor ya da fark etse bile üstüne düşülmüyor. Bu da ayrı bir sorun.

Kimseyi tek başına suçlayıp çıkamayız bu işin içinden ama Kimseyi de aklayamayız. Bu tablo, hem bireysel hem sistemsel hataların birleşimi.

Eğitimde şiddete hayır demek istiyorsak, önce şu üç şeyi kabul edeceğiz: Bir, bu olaylar tesadüf değil. İki, güvenlik açıkları var ve ciddi. Üç, bu mesele tek bir sebebe indirilecek kadar basit değil.

Bunları kabul etmeden atılan her adım, sadece günü kurtarır.

Ve mesele gün değil. Mesele, bir daha yaşanmaması.