Küfürü Bol, Cilvesi Yerinde
İrem Derici’yi ilginç kılan, sanatçı kimliğinden çok karakteri çünkü kadın kendini kasmıyor, çok rahat. Ne düşünüyorsa söylüyor, bazen ağzından öyle bir küfür çıkıyor ki “İrem, sen de hiç frene basmıyorsun be!” diyorsun ama yine de gülüyorsun.
Dobra olması da bence en sevilesi taraflarından biri. Her cümlesini hesaplayıp konuşan, sürekli kusursuz görünmeye çalışan tiplerden değil. Bazen sınırları biraz fazla zorluyor, bazen saçmalıyor, bazen de “bunu niye söyledin şimdi?” dedirtiyor ama sonra kendi halini de eleştiriyor ve bu rahatlık insana samimi geliyor.
Bir de o hafif yaramaz, cilveli hali var. Öyle klasik tatlılık değil biraz şımarık, biraz muzip, karşısındakini kızdırmaktan keyif alan bir tarafı var. Yüzünden bile “Birazdan bir halt yiyeceğim” havasını anlayabiliyorsun.
Sesini, şarkılarını ve sahnesini zaten ayrı tutuyorum. Bana göre mükemmel. Sahnedeki canlı performansı ve şarkılarını kendi sesiyle söylemesi de ayrıca takdir edilesi. Her sanatçının sahne tarzı ve tercihi farklı elbette ama İrem’in canlı performansındaki özgüveni ve rahatlığı bence profesyonelliğini daha da gösteriyor.
Seveni olduğu kadar sevmeyeni de var, hatta küfürbaz hali bir kesime itici geliyor. Tabii ki küfrü tasvip etmiyoruz ama İrem’in bu filtresiz hali, bence karakterinin bir parçası. Sanat camiasına bu şekilde dahil oldu, kendini böyle kabullendirdi ve kimse de değişmesini beklemiyor çünkü farkı bu oluyor.
Bence fazla cilalanmamış, dobra, eğlenceli ve kendiyle dalga geçebilen hali onu daha gerçek gösteriyor. Kısacası, biraz yaramaz, biraz muzip, bolca eğlenceli ve kendine has bir kadın.




