İçeriğe geçmek için "Enter"a basın
© Görseller bilgilendirme ve eleştiri amacıyla kullanılmıştır. Tüm hakları sahibine aittir.

Okul güvenliymiş!

Peki bu silahlar nereden geliyor?

Osmaniye’de bir öğretmen, görev yaptığı okulun bahçesinde öldürüldü.

Evet, yanlış okumadınız. Okul bahçesinde!

Çocukların eğitim gördüğü, öğretmenlerin ders verdiği yerde silah konuştu. M.B. yeğeni olduğu belirtilen şüphelinin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Olayda ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Şimdi çıkıp “Okulda güvenlik vardı” denilebilir.

İyi de güvenlik varsa silah okul bahçesine nasıl giriyor?

Tam da bunu sormak gerekiyor.

Çünkü daha birkaç gün önce Manisa Turgutlu’da okul yolundaki öğrencilerin üzerine ateş açıldı. 11 çocuk yaralandı. Üstelik olayda kullanılan pompalı tüfeğin bir çocuğun erişimine nasıl geçtiği de kamuoyuna yansıdı.

Bugün ise Van’dan başka bir görüntü geliyor: Bir kız öğrenci pompalı tüfekle okula geliyor. Öğretmenler ve veliler müdahale ederek silahı öğrencinin elinden alıyor.

Artık yeter!

Bu çocuklar silahı nereden buluyor?

Kim bu silahları çocukların ulaşabileceği yerlere bırakıyor?

Evlerde silah saklama konusunda ne kadar denetim var?

Okul çevresinde güvenlik denilen şey neden çoğu zaman olay çıktıktan sonra hatırlanıyor?

Bir çocuğun elinde pompalı tüfek görüyorsak hâlâ “münferit olay” deyip geçecek miyiz?

Hayır, geçmemeliyiz.

Çünkü ortada tek tek olaylardan daha büyük bir sorun var: Silaha erişimin kolaylığı ve okul çevresindeki güvenlik açığı.

Çocukların çantasını kontrol etmekle güvenlik sağlanmaz. Kapıya bir görevli koymakla da mesele bitmez. Asıl soru, silah daha çocuğun eline geçmeden nerede durduruluyor?

Bugün bir öğretmen öldü.

Geçen hafta öğrenciler vuruldu.

Bugün başka bir çocuk elinde tüfekle okul yoluna çıktı.

Yarın neyi bekleyeceğiz?

Bir çocuğun tabancayla sınıfa girmesini mi?

Okullar çocukların eğitim aldığı yerlerdir. Silahların hesaplaştığı, tehditlerin taşındığı, ölüm korkusunun kapıda karşılandığı yerler değil.

Artık “başımız sağ olsun” cümlesinin arkasına saklanmak yerine, bu silahların kaynağını, erişim yollarını ve güvenlik zincirindeki açıkları ciddi biçimde sorgulamak gerekiyor.

Çünkü okulun kapısına kadar gelen tehlikeyi, okulun kapısında fark etmek başarı değildir.

Asıl başarı, o tehlikenin çocuğun eline hiç geçmemesidir.

Ve artık kimse kusura bakmasın:

Çocuklarımızı okula gönderiyoruz, silahların arasına değil.