Amca 70 lik devirmiş ay pardon 70 i devirmiş.
Amca 70’ini devirmiş, altında arabası, ama direksiyon hâlâ 20’lik delikanlı özgüveniyle dönüyor. Yola çıkıyor, ters şeritten giriyor, herkes frene abanıyor, ortalık birbirine giriyor. Zincirleme kaza! Ama amca?
O gayet sakin, cama yaslanmış diyor ki:
” kendin vuruyon sonra suçluyon”
”vurma yani ne vuruyon öyle ya”
”ben şurda birini bekleyecem” ( ters şeritte akan trafik üstüne park etmiş)
“Eee, vurmayan niye vuruyon?”
“Gözün görüyo, vurmasaydın diyom ben de, niye vuruyon?”
“Vurmayacan tabi ki!”
Adamdaki rahatlık ağustos böceğinde yok.
Millet şokta, sigortacı arıyor, polis geliyor, ama amca hâlâ kendi dünyasında: “Ben kimseye vurmadım, onlar kendi kendine girdi birbirine.”
Şimdi, kusura bakmayın ama nasıl 18 yaşın altına “ehliyet yok kardeşim” deniyorsa, 65 yaş üstüne de “gel bir kontrol edelim bakalım refleksler ne durumda” denmeli. Çünkü o refleks artık direksiyon için değil, kahvehanede okeye dönmek için çalışıyor.
Tabii onlara göre onlar hep haklı.
“Kırmızı ışık bana yanmaz, ben ona yanarım.”
“Ben elli senedir araba kullanıyorum, sen daha doğmamıştın.”
Evet amca, doğmamıştım ama senin frene basma süren o zamandan beri iki tur yavaşlamış zaten.
Şimdi diyeceksiniz ki “büyüklerimize saygı.” Elbette! Ama trafikte saygıdan önce biraz da güvenlik gerek. Çünkü saygıyla araba durmuyor, değil mi?
O yüzden bence 65 yaş üstü sürücülere her yıl bir “mini ehliyet muayenesi” şart. Görme, refleks, dikkat testi…
Yoksa o “dütt dütt!” sesi, yakında sadece kornadan değil, ambulans sireninden de geliyor olabilir.
Sonuç mu?
Amca hâlâ direksiyonda, bir eli camda , ağzında “vurmaaa diyorum vurmaaa!”
Biz de “navigasyon değil nasip yön veriyor” modunda.




