İçeriğe geçmek için "Enter"a basın
© Görseller bilgilendirme ve eleştiri amacıyla kullanılmıştır. Tüm hakları sahibine aittir

Serenay Sarıkaya Paris’te

Bazı görüntüler vardır; yalnızca güzel oldukları için değil, taşıdığı anlam nedeniyle hafızada kalır. Serenay Sarıkaya’nın Paris Moda Haftası kapsamında L’Oréal Paris’in Le Défilé podyumuna çıkışı da benim için tam olarak böyle bir görüntü.

28 Eylül akşamı, Eyfel Kulesi’nin hemen önündeki Place Joffre’da kurulan podyumda dünyanın farklı ülkelerinden gelen modeller, oyuncular, sanatçılar ve L’Oréal Paris’in küresel elçileri bir araya geldi. Bu yılın teması ise oldukça anlamlıydı: “Express Your Worth” – “Değerini Ortaya Koy.”

Ve o uluslararası kalabalığın içinde Türkiye adına yürüyen isim Serenay Sarıkaya’ydı.

Açık konuşayım; Serenay’ın o podyumdaki görüntüsünde dikkatimi çeken yalnızca kıyafeti ya da güzelliği olmadı. Asıl dikkat çekici olan, böylesine büyük bir organizasyonda kendisini geri plana atmadan, fazladan bir şey kanıtlama çabasına da girmeden yürüyebilmesiydi.

Altın tonlarındaki ışıltılı, püskül detaylı elbisesiyle podyuma çıktığında kameralara yansıyan şey oldukça netti: özgüven.

Çünkü Paris’te bir podyuma çıkmak başka, dünyanın tanıdığı isimlerle aynı podyumu paylaşmak başka.

Düşünün…

Bir tarafta Kendall Jenner. Diğer tarafta Cara Delevingne. Sinemanın güçlü isimlerinden Viola Davis, Jane Fonda, Eva Longoria ve Andie MacDowell. Hindistan’ın dünya çapında tanınan yıldızı Aishwarya Rai. Kristen Bell, Simone Ashley, Aja Naomi King…

Ve bütün bu isimlerin arasında Türkiye’den Serenay Sarıkaya.

Bence bunun altını çizmek gerekiyor.

Serenay artık yalnızca Türkiye’de tanınan bir oyuncu olarak değil, uluslararası bir güzellik markasının küresel yüzlerinden biri olarak da dünyanın karşısına çıkıyor. L’Oréal Paris’in resmi kadrosunda yer alan isimlerin çeşitliliği de bu organizasyonun ölçeğini gösteriyor.

Üstelik bu podyum yalnızca genç modellerden oluşan klasik bir moda gösterisi değildi.

Jane Fonda ve Andie MacDowell gibi yıllardır sinema dünyasında varlığını sürdüren isimlerle Kendall Jenner gibi yeni kuşağın moda figürleri aynı atmosferi paylaştı. Viola Davis oyunculuğuyla, Aishwarya Rai uluslararası kariyeriyle, Eva Longoria ise televizyon ve sinema dünyasındaki yeriyle bu gösterinin farklı alanlardan gelen yüzleri arasında bulundu.

İşte Serenay’ın burada bulunmasını değerli kılan nokta biraz da bu.

Çünkü mesele yalnızca “Serenay Sarıkaya Paris’te defileye çıktı” demek değil.

Mesele, Türkiye’den çıkan bir oyuncunun dünyanın farklı ülkelerinden gelen tanınmış isimlerle aynı uluslararası platformda yer alması.

Podyumda kimler vardı?

2026 Le Défilé’nin açıklanan uluslararası kadrosunda Serenay Sarıkaya, Kendall Jenner, Cara Delevingne, Kristen Bell, Jane Fonda, Eva Longoria, Andie MacDowell, Viola Davis, Simone Ashley, Aishwarya Rai, Aja Naomi King, Luma Grothe, Marie Bochet, Bebe Vio Grandis, Precious Lee, Yumi Nu, Mei Jiang, Charlotte Cardin, Heidi Klum, Jacob Rott, Luisana Lopilato, Elodie Di Patrizi, Amy Jackson Westwick, Anitta, Liniker, Isabella Ferrari, Nuttanicha Dungwattanawanich, Philippine Leroy-Beaulieu ve Taís Araujo gibi isimler yer aldı. Geniş yayımlanan kadro listelerinde bu isimlerin yanı sıra etkinliğin finalinde sahne alan Céline Dion da gecenin en dikkat çeken konuklarından biri oldu.

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: L’Oréal Paris’in resmi duyurusu, kendi küresel elçileri arasında Simone Ashley, Marie Bochet, Viola Davis, Cara Delevingne, Jane Fonda, Bebe Vio Grandis, Luma Grothe, Kendall Jenner, Aja Naomi King, Eva Longoria, Andie MacDowell ve Aishwarya Rai’yi; yeni elçi Kristen Bell’i özellikle açıklıyor. Diğer isimlerin ise farklı ülkelerden ilham veren kadınlar, elçiler ve seçkin yetenekler olarak gösteriye katıldığı belirtiliyor.

Ve gecenin sonunda Céline Dion…

Bütün bu isimlerin bulunduğu gecenin finalinde sahneye Céline Dion çıktı.

Dion, “I’m Alive” performansıyla gösteriyi kapattı. Ardından podyumdaki bazı isimler onunla birlikte sahnede yer aldı. Böylece gece yalnızca moda gösterisi olmaktan çıkıp müzik, sinema, televizyon ve popüler kültürün buluştuğu büyük bir şova dönüştü.

Ama bütün o kalabalığın içerisinde benim gözüm yine Serenay’a takıldı.

Çünkü bazen bir ülkenin adını uluslararası bir organizasyonda duyurmak için uzun uzun konuşmaya gerek yoktur.

Bir podyuma çıkarsın.

Yürürsün.

Kameralar seni çeker.

Ve insanlar “Bu kadın kim?” diye merak etmeye başlar.

Serenay Sarıkaya’nın Paris’teki görüntüsü bana biraz bunu düşündürdü.

Türkiye’de hakkında ne düşünürsek düşünelim, oyunculuğunu nasıl değerlendirirsek değerlendirelim; uluslararası bir markanın böylesine büyük organizasyonunda Türkiye adına yer almak küçümsenecek bir şey değil.

Üstelik Serenay bunu taşıyabilecek bir sahne deneyimine ve kamera karşısında kendisini ifade edebilme rahatlığına sahip olduğunu da gösterdi.