Ekrana çıkan herkes haber sunabilir.
Hazırlanan metni okuyabilir, ses tonunu ayarlayabilir, gündemin rengine göre yön değiştirebilir ama bazı insanlar vardır; ekrana çıktığında yalnızca haber aktarmakla kalmaz, aynı zamanda bir duruş da ortaya koyar. Ece Üner son yıllarda tam da bu yüzden konuşulan isimlerden biri oldu.
Türkiye’de yıllardır televizyonlarda sayısız sunucu izledik. Kimi zaman unutuldu, kimi sadece ses tonuyla hafızada kaldı ama öyle isimler vardır ki, söylediklerinden çok nasıl söyledikleriyle iz bırakır. Ece Üner’in farkı da burada ortaya çıkıyor. Çünkü o, çoğu zaman yalnızca haber aktaran bir ekran yüzü olmadı, toplumun hassas noktalarına dokunan konularda açık bir tavır göstermeyi tercih etti.
Kadın cinayetleri, çocuk istismarı, hayvana şiddet, adalet sistemi, şiddet, toplumsal çürüme… Türkiye’nin en ağır gündemlerinde çoğu ekranın sessiz kaldığı anlarda bile sert cümleler kurmaktan çekinmedi. Kimi zaman fazla sert bulundu, kimi zaman eleştirildi. İnsanların önemli bir kısmı onun ekran karşısındaki öfkesini “rol” değil, gerçek bir tepki olarak gördü.
Bugün ekranlarda en büyük eksiklerden biri samimiyet çünkü artık insanlar sadece spiker değil, insan görmek istiyor. Ezber cümleler değil, vicdan görmek istiyor. İşte Ece Üner’in geniş bir kitle tarafından takip edilmesinin nedeni biraz da bu. Herkesin sustuğu yerde konuşan insanlar dikkat çeker. Hele ki toplumun kanayan yaralarına değiniyorsa…
Tabii ki gazetecilik tarafsızlık mesleğidir. Fakat tarafsız olmak ile duygusuz olmak aynı şey değildir. Bir kadın cinayeti haberini okurken hiçbir şey olmamış gibi davranmak profesyonellik değil, bazen vicdansızlık gibi görünür. İnsanlar artık robotlaşmış ekran yüzlerinden yoruldu. Belki de bu yüzden duygusunu saklamayan sunucular daha fazla karşılık buluyor.
Ece Üner’i seven de var, eleştiren de. Ama kimse onun “etkisiz” bir ekran yüzü olduğunu söyleyemez çünkü bazı insanlar haber sunar, bazıları ise toplumun içinde biriken öfkeye tercüman olur.
Belki de bugün en çok eksik olan şey tam olarak budur:
Cesur cümleler kurabilmek.




