Hak Etmediler
Bugün 4 Nisan. Yine birkaç paylaşım yapılacak, birkaç cümle yazılacak, sonra herkes kendi hayatına dönecek. Ama sokakta yaşayan hayvanlar için hiçbir şey değişmeyecek çünkü onların gerçeği bir güne sığacak kadar basit değil.
Sokakta yaşamak dediğimiz şey; romantik bir yalnızlık değil, doğrudan bir hayatta kalma mücadelesi. Açlıkla başlıyor günleri. Saatlerce yiyecek bulamadan dolaşan, çöpleri karıştıran, susuzlukla baş etmeye çalışan hayvanlar var. Üstüne bir de hastalık, soğuk, sıcak ve sürekli tetikte olma hali ekleniyor. Bu bir yaşam değil, zorunlu bir direniş.
Bir de insanların bıraktığı izler var üzerlerinde.
Kimi tekmelenmiş, kimi taşlanmış. Kimi insan görünce korkudan kaçıyor, kimi kaçamayacak kadar bitkin. Yaralı bedenler, tedavi edilmemiş açık yaralar, enfeksiyonlar… Bunlar nadir değil, sokakların gerçeği.
Daha ağırını da söylemek gerekiyor: Bu hayvanlar sadece açlıkla ya da soğukla mücadele etmiyor. Şiddet görüyorlar, işkence görüyorlar. Tecavüze uğrayan hayvanlar var ve bunu yapanlar çoğu zaman hiçbir ceza almadan hayatlarına devam ediyor. Bu durum, tartışılacak bir konu değil açık bir insanlık suçudur.
Sonra dönüp “hayvanlar saldırıyor” deniyor. Elbette bir insana zarar verilmesi kabul edilemez. Ama mesele sadece sonuçtan ibaret değil. Sürekli aç bırakılmış, korkutulmuş ve şiddet görmüş bir canlının davranışlarının nedenlerini görmezden gelmek, sorunun kendisini çözmez. Bu, yapılanı haklı çıkarmaz ama yaşananın nedenini anlamadan da hiçbir şey değişmez.
Gerçek şu ki, bir hayvanın insana zarar vermesi normalleştirilemez ama bu noktaya nasıl gelindiğini yok saymak da aynı derecede tehlikelidir.
Bir de terk edilenler var. Bir zamanlar bir eve alışmış, insana güvenmeyi öğrenmiş hayvanlar… Sonra bir gün, çeşitli bahanelerle sokağa bırakılıyorlar. Bu onlar için sadece bir yer değişikliği değil doğrudan hayatta kalma savaşının içine atılmak demek.
Bugün 4 Nisan diye kimse vicdanını rahatlatmasın. Bir gün hatırlayıp ertesi gün unutmak hiçbir şeyi değiştirmiyor. Bu hayvanlar tecavüzü hak etmedi, öldürülmeyi hak etmedi, aç bırakılmayı ve korku içinde yaşamayı hak etmedi.
Hiçbiri, bu hayatı hak etmedi.
Ve sorun sokaklar değil. Sorun, o sokaklara bu acıyı bırakan insanlar.




