Sosyal medyada bir video…
Bir kadın sütyenle, üstüne önü açık bir hırka almış. dekor amaçlı başını kapamış belli, altında eşofman var ama kilodunun iplerini yukarı çekmiş. Sarkmış göbeği ortada, memeleri ortada kameranın karşısına geçmiş göbek atıyor ve kocası da yatağa uzanmış elinde telefon adamın umurunda değil yanında 2 yaşında bebek elinde oyuncağı kameraya bakıp gülüyor. Tuhaf… İğrenç… Gerçi kime göre neye göre değil mi?
Bunu izleyip “dans ediyor işte” diyenler olacak.
Hayır. Mesele bu değil.
Mesele şu:
İnsan neden kendini bu kadar açık, bu kadar filtresiz şekilde herkesin önüne koyar?
Ve daha önemlisi…
Kimse mi dur demez?
Gerçekten soruyorum:
Bu insanların hiç akrabası yok mu?
“Ya biri görürse?” diyecek kimse yok mu?
“Ben bunu paylaşırsam yarın çocuğum izler” diye düşünen bir bilinç yok mu?
Çünkü orada bir çocuk var.
Koltukta oturmuş, olan bitene bakıyor.
Anlamıyor belki ama görüyor.
Ve o görüntü bir gün karşısına çıkacak.
İşte o gün kim neyi açıklayacak?
Anne diyecek mi:
“Ben o zamanlar izlenmek için kendimi bu hale koyuyordum” diye?
Baba ne diyecek?
“Kenarında uzanıyordum, bana normal geliyordu” mu?
Kimse kusura bakmasın ama burada ciddi bir sorumluluk eksikliği var.
Bu “özgürlük” değil.
Bu, sonuçlarını düşünmeden yapılan bir teşhir.
İnsan istediğini giyer, istediğini yapar — evet.
Ama her şeyi paylaşmak zorunda değil.
Her şey paylaşılmak zorunda değil.
Özel hayat diye bir kavram vardı.
İnsan kendi bedenini, ailesini, çocuğunu bu kadar kontrolsüz bir şekilde vitrine koymazdı.
Şimdi bakıyorsun…
Ne kadar sınır aşılırsa o kadar normal karşılanıyor.
Ve en kötüsü şu:
Buna tepki verenler garip ilan ediliyor.
“Size ne?” deniliyor.
Bize şu:
Siz bunu paylaştığınız anda, bu sadece sizin hayatınız olmuyor.
Toplum dediğin şey gördüğünü normalleştirir.
Bugün “abartı” dediğimiz şey, yarın sıradan olur.
Ve bu sıradanlaşmanın ortasında büyüyen çocuklar var.
Kimse “bu çocuk ne görüyor, ne öğreniyor” diye sormuyor.
Kimse “yarın bunun karşılığı ne olur” diye düşünmüyor.
Sonra bir gün dönüp “bu nesil neden böyle?” diye konuşuyoruz.
Cevap çok basit:
Çünkü kimse kendine sınır koymuyor.
Ve kimse, en basit soruyu sormuyor:
“Ben ne yapıyorum?”




