Gerçekten rahatladım.
Çünkü sonunda ülkenin en büyük sorunu bulundu.
Ekonomi değil.
Şiddet değil.
Uyuşturucu değil.
Çocukların suça sürüklenmesi hiç değil.
Sorun şuymuş: dövme ve piercing.
Evet, yanlış duymadınız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan bir kanun teklifiyle 18 yaş altına dövme ve piercing yapanların “kasten yaralama” suçu kapsamında değerlendirilmesi tartışılıyor.
Yani bir gencin kulağına takılan küçük bir halka artık neredeyse bir suç dosyasına dönüşebilecek kadar büyük bir mesele haline gelebiliyor.
İnsan ister istemez düşünüyor.
Demek ki ülkedeki diğer tüm sorunlar çözülmüş olmalı ki sıra gençlerin kolundaki dövmelere gelmiş.
Bir yanda gençler iş bulamıyor.
Bir yanda sokaklarda suç yaşı düşüyor.
Bir yanda bağımlılık her geçen gün yayılıyor.
Ama olsun.
En azından artık birinin koluna küçük bir dövme yapıldığında devletimiz rahat bir nefes alabilecek.
Belki de sıradaki adım şudur:
Saçını maviye boyayan gençlere “estetik suçu”,
burnuna halka takanlara “kamu düzenini bozma” maddesi.
Şaka gibi geliyor ama bazen gündem gerçekten şaka gibi.
Elbette çocukların korunması önemlidir.
Kimse küçük yaşta yapılan kalıcı işlemleri savunmuyor.
Ama bir kulağa takılan piercingi kasten yaralama ile aynı kategoriye koymak, hukukun ciddiyetini biraz fazla zorlamak olmuyor mu?
Çünkü gerçek şu:
Bir genç dövme yaptırdığı için toplum için tehlike haline gelmez.
Ama gençlerin gerçek sorunlarını görmezden gelirsek, işte o zaman mesele büyür.
Dövme silinebilir.
Piercing çıkarılabilir.
Ama bir neslin umutsuzluğu, öfkesi ve hayal kırıklığı öyle kolay silinmez.
Belki de gençlerin kolundaki dövmeye bakmadan önce, onların omuzlarındaki yükü görmek gerekir.
Bazen sorun dövme değildir.
Sorun, neyi konuşmamız gerektiğini unutmuş olmamızdır.




