İçeriğe geçmek için "Enter"a basın
© Görseller bilgilendirme ve eleştiri amacıyla kullanılmıştır. Tüm hakları sahibine aittir.

Gençlik Aşkımız Tarkan

Bazı isimler vardır… Yıllar geçer, şehirler değişir, insanlar değişir ama onlar hayatımızın fon müziği olmaya devam eder. Bizim kuşağın kalbinde böyle bir taht var: Tarkan.

Tarkan sadece bir pop star değil; gençliğimizin heyecanı, aşklarımızın fon müziği, odalarda gizli gizli dinlenen ilk kalp çarpıntısıdır. Hepimizin hayatında bir “Ah keşke bana baksa” hayali vardır ya… işte Tarkan tam onun vücut bulmuş haliydi. Saçları, mahcup gülümsemesi, dansı ve o sesi… O dönem ne yaşarsak yaşayalım, onun bir şarkısı mutlaka araya girer, kalbimizi bir yerinden tutardı.

Bir düşün… “Kış Güneşi” ile hüzünlenip, “Şımarık” ile coşup, “İkimizin Yerine” ile kendimizi filmin başrolü sanmadık mı? Tarkan hep duygularımızın tercümanı oldu. Ne abarttı, ne yapmacıklaştı, samimiyeti ve duruşuyla gönlümüzü kazandı.

Bugün hâlâ sahneye çıktığında içimizdeki o ergenlik titreyişi çalışıyorsa, bunun sebebi bir efsanenin hâlâ işini aşkla yapıyor olmasıdır. Adam 30 yıldır pop kültürünün direği… Ne modası geçti, ne büyüsü bozuldu çünkü Tarkan, şöhreti PR’la değil, kalbimizdeki yerini şarkılarla kazıdı.

Bir de şöyle bir gerçek var: Biz onu sadece dinlemedik, onunla büyüdük. Aşık olduk, ağladık, dağıldık, toparlandık… Her seferinde Tarkan’ın bir şarkısı yolumuza serpilmiş bir teselli gibi yanımızdaydı. O yüzden Tarkan’ı övmek bize görev gibi çocukluğumuza, gençliğimize, heyecanımıza saygı duruşu gibi.

Kısacası…
Gençlik aşkımız, kalbimizin müzik kutusu, Türkiye’nin hiç eskimeyen parıltısı:
İyi ki varsın Tarkan.
Ve biz iyi ki senin şarkılarınla büyüdük.