İçeriğe geçmek için "Enter"a basın
Görseller bilgilendirme ve eleştiri amacıyla kullanılmıştır. Tüm hakları sahibine aittir.

Matmazel’in Hikâyesi

Bir Canın Ardında Kalan Büyük Soru

Türkiye’nin dört bir yanında sokak hayvanları yalnızca yaşamaya çalışıyor. Soğuktan, açlıktan, korkudan kaçıp biraz sıcaklık arayan bir can… Ankara’da yıllardır mahallelinin beslediği yaşlı sokak köpeği Matmazel, soğuktan korunmak için metro istasyonuna sığınmıştı. Fakat onu sıcak karşılaması gereken insanlar, iddiaya göre darp ederek yaşamına son verdi. Bu ülkenin vicdanı, bir köpeğin sessiz çığlığında bir kez daha çatladı.

Bu olay sadece bir “hayvan olayı” değil. Bu, insanlık sınavının ağır bir şekilde kaybedilişidir. Görevi güvenlik sağlamak olan kişiler, güçlerini korumaya değil, öldürmeye yönelttiğinde sadece bir canlıyı değil, toplumun güven duygusunu da öldürürler. Matmazel’in son anları, Türkiye’nin tüm vicdanlarına sorulmuş bir sorudur: “Biz ne olduk?”

Bu ülkede hayvanlara yönelik şiddet hâlâ “kabahat” gibi görülmeye devam ettiği sürece, bu acıların sonu gelmeyecek oysa yapılması gereken çok açık: Hayvanlara eziyet eden herkes, mesleği ne olursa olsun, ister güvenlik görevlisi ister belediye personeli olsun, adalet önünde en ağır cezayı almalıdır. Caydırıcılık olmadan hiçbir yasa toplumun vicdanını onaramaz.

Sokak hayvanları bu ülkenin görünmez çocuklarıdır. Beslenme noktalarında, parklarda, metro girişlerinde hepsi bizden güven bekliyor. Matmazel’e yapılan zulüm bir daha hiçbir canın başına gelmesin diye, susmak değil konuşmak zorundayız çünkü sessizlik, şiddetin en büyük suç ortaklarından biridir.

Adalet, Matmazel için yalnızca bir talep değil; kamusal görevi kötüye kullanan herkes için zorunluluktur. Kamera kayıtları, soruşturmalar, görevden uzaklaştırmalar… Bunlar ancak ilk adım olabilir. Bu olay, Türkiye’de hayvan hakları yasasının güçlendirilmesi için bir milat olmalıdır.

Matmazel’in sessizliğinde kaybolan vicdan, bugün bizim sesimizle geri dönmeli. Çünkü bu ülkenin sokaklarında yaşayan her can, en az bizler kadar yaşamayı hak ediyor.

Ve onların adaleti, bizim sesimizde hayat bulacak.