Asena Keskinci, çocuk yaşlardayken birlikte rol aldığı dizinin setinde Evrim Akın tarafından uygunsuz, baskıcı ve psikolojik olarak zorlayıcı davranışlara maruz kaldığını iddia etti. Bu iddialar arasında Keskinci’ye sigara dumanı üflendiği, “kanser olacaksın” gibi sözler söylendiği ve ailesi üzerinden psikolojik baskı kurulduğu gibi ifadeler bulunuyor. Ayrıca Akın’ın, babasıyla ilişki yaşayıp “üvey anne konumuna geldiğini” öne sürdü.
Evrim Akın ve avukatı ise tüm bu iddiaları “tamamen gerçek dışı, hayal ürünü ve asılsız” olarak nitelendirdi ve hukuki sürecin başlatılacağını açıkladı.
Sektörden bazı set çalışanları ise Keskinci’yi destekleyen açıklamalar yaparak iddiaların ciddiyetini artırdı.
Kim haklı dersin? Benim görüşüm
Bu tür durumlarda net “haklı kim” demek oldukça güç çünkü:
İlk olarak, Keskinci’nin iddiaları kamuoyuna açıklanmış ancak kesin hukukî olarak kanıtlanmış bir yargı kararı görünmüyor.
Akın ise iddiaları yalanlıyor ve hukuki süreci başlatacağını belirtiyor.
Dolayısıyla elimizde “her iki tarafın iddiaları” var, bir taraf tek başına kanıtlayıcı belgeleri paylaşmış görünmüyor (veya yayımlanmamış).
Ayrıca, bu tip profesyonel geçmiş ve özel hayatla bağlantılı meseleler çoğu zaman zaman aşımına, delil eksikliğine veya sözlü ifadelere dayanabiliyor, bu da objektif değerlendirmeyi zorlaştırıyor.
Bu nedenle benim düşüncem şöyle:
Eğer gerçekten çocuk yaşta bir set ortamında mağduriyet yaşanmışsa, Keskinci’nin yaşadığı deneyimin ciddiyetle ele alınması gerekir. Biz çocuk oyuncuların üretim süreçlerinde korunması gerektiğini biliyoruz.
Öte yandan, iddialar büyük ve ciddi ancak “kanıt şartı” yüksek. Akın’ın da kendisini hukuki olarak korumaya çalışması doğal.
Şu anki durumda “kesin olarak haklı” tarafı belirlemek için yeterli bilgi yok. Tarafsız olarak söylemek gerekirse, “Keskinci’nin söyledikleri dikkate alınmalı, araştırılmalı” durumu söz konusu.
Eğer ben bir taraf tutacak olsam “tam olarak haklı” diyemem ama zarar görme ihtimali yüksek olan asıl çocuk oyuncu tarafının (Keskinci) iddialarının göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.




