Yorumlar Krallığı: Bilgisiz Bilge Çağı
Düşünsenize; sabah uyanır uyanmaz telefonunu eline alıyorsun, kahveni yudumlarken hiç tanımadığın insanların hayatlarına giriyor, gündemi bir anda değiştiriyor, bir video altına manifesto yazıyor, hiç bilmediğin konularda saatlerce ders veriyorsun… Çünkü sosyal medyada “bilmiyorum” demek yasak, “susmak” suç, “fikrim yok” demek zayıflık sayılıyor. Herkesin fikri var, herkes her şeyi biliyor, hatta bilmediğini bile bilmeyecek kadar çok biliyor!
Sosyal medya… Hani şu herkesin aynı anda hem filozof, hem siyaset bilimci, hem de dinler tarihçisi olduğu büyülü evren. Orada herkesin fikri var; bilgisi yok ama fikri var, yorumu var, analizi var, hatta bazılarının “son söz” hakkı bile var!
Bir video mu gördün? Önce bir derin nefes al, sonra konuyu siyasete bağla. Bir kedi videosu mu izledin? “Bu ülkenin kedileri bile eskisi gibi değil!” diye başla, bir anda Kemalizm’e ya da din tartışmalarına bağla. Bir yemek tarifi mi paylaşıldı? “Bunların hepsi dış güçlerin oyunu!” diye bitir. Çünkü her şeyin altında bir gizli el var, sen de o eli görüp ifşa eden kahramansın!
İroni mi? Asla. İroni bu krallıkta yasak. Mizah? Yanlış anlaşılıyor. Çünkü “espri” yaparsan, biri mutlaka ciddiye alır ve seni linç eder. “Ya bu sadece şakaydı” demek de bir işe yaramaz. Zira burada en büyük suç, şaka yapmaktır; en büyük erdem ise herkese ders vermektir.
Ama en sevdikleri şey ne biliyor musun? “Her şeye muhalefet olmak.” Ülke düzeliyor mu? “Düzeliyor ama yetmez.” Bir şey kötü mü gidiyor? “Ben demiştim!” Birileri iyi bir şey mi yaptı? “Kesin menfaati vardır.” Onlar için dünya siyah ve beyazdan ibaret. Griler mi? Grileri görmek zeka ister, zahmetli iştir, en kolayı tepki vermektir.
Bazen düşünüyorum, sosyal medya olmasa bu insanlar nerede haykıracaklardı? Kim bilir, belki de otobüs duraklarında yabancılara nutuk çekip kendilerini tatmin ederlerdi. Şimdi herkesin kendi kürsüsü, kendi takipçileri var. Ve evet, hepimiz “zorunlu dinleyiciyiz.”
Sevgili “Her Şeyi Bilenler Kulübü” üyeleri… Bir gün durup düşünmeyi, önce dinlemeyi, sonra konuşmayı denerseniz, belki de sandığınız kadar büyük filozof olmadığınızı fark edersiniz. Ama merak etmeyin, o gün gelene kadar biz buradayız, kahvemizi alıp yorumlarınızı izliyor, hem gülüyor hem üzülüyoruz.
Ve unutmayın: Her şeye maydanoz olmanız sizi zeki yapmıyor, sadece salatanın içinde kaybolmanıza neden oluyor.




