Zaman zaman hepimiz tükeniriz. Umutlarımız birer birer elimizden kaçar gibi hissederiz. Sanki hiçbir şey geri gelmeyecek, bir daha toparlanamayacakmışız ve boğuluyormuşuz gibi hissederiz. “Bu sefer gerçekten bitti galiba” dediğimiz anlarda, kafayı kırmadan önceki son savunma mekanizmamız devreye girer.
Kendini Yazıyla ve Müziğe Sarmak
Ben genellikle kulaklığı takarım, sevdiğim bir şarkıyı açarım ve yazmaya başlarım. Kalem, telefon ya da klavye, benim için bir tür terapiye dönüşür. İlk cümle hep aynı: “Ben nerede yanlış yaptım?”
Peşinden saniyede 300.000 kilometre hızında ikinci soru gelir: “Bunun üstesinden nasıl geleceğim?”
Beynimde bir hareketlilik başlar, problemleri çözmeye başlarım, senaryolar kurarım; sözlü ya da yazılı olarak çevreme ve arkadaşlarıma anlatmayı düşünürüm. Ama düşüncelerim birbirine çarpıp durur; biri mantıklı olmamı söyler, diğeri duygusallaşır, bir diğeri sessizce ağlar. Yani beynim tam kadro duygusal anlar yaşar.
Kendinle Karşılaşmak
Anlatsam ne olacak ki derim bazen. Biri “boş ver” der, diğeri “sen güçlü bir kadınsın” der, öbürü “aman takma kafana hallolur” deyip konuyu kapatır. O an sinirlenir, “Ben bunları bilemeyecek kadar aptal mıyım?” diye düşünürüm. İşte tam o sırada beynim sessizleşir ve sistem bana bir “ihtiyaç molası veriliyor” uyarısı gönderir.
Burnumu silmek, yüzümü yıkamak için banyoya giderim ve orada karşıma kendim çıkar. “Ooo, sen buralardamıydın? Neyin dağılmışlığı bu?” derim. Biraz bozulmuş makyajımla yüzleşir, gerçeklerle yüzleşmenin rimel akmasıyla başladığını fark ederim.
Kendi Gücünü Hatırlamak
Bu hikâyede beni kurtaracak tek kişi kendimdir. Kendime derim ki: “Kızım, sen yüzlerce kez bunların üstesinden geldin, yine geleceksin. Çünkü sen hep geldin; bu sende alışkanlık olmuş.” Belki de mesele, kendimizi yeniden hatırlamakta ve cevabı bulduğum anda yolun yarısını geçmiş olmaktadır.
Satırların Gücü
Belki bu yazı çok sıradan görünüyordur, ama kim bilir… Bir gün, birinin tam da kendine ihtiyacı olduğu anda karşısına çıkabilir. Belki o kişi kendisiyle savaşıyordur, mücadele ediyordur. Belki bir söz, bir cümle ya da bir satır ona “kalk” dedirtir. Kim bilir… Belki de bu yazı tam da o anda ihtiyacı olan şeydir.
Kendine Sarıl ve Başla
Hey, ağlama… Burnunu sil ve gözyaşlarını temizle. Senin kendinden başka gerçek dostun yok. Kendini sevdiğin sürece her şeyin üstesinden gelebilirsin. Bu hayat senin ve üstesinden geldiğinde, ne için, kim için kendini yorduğunu ve gözyaşlarının kimse için değerli olmadığını anlayacaksın.
Hadi, birlikte el ele verip düştüğümüz yerden kalkalım ve bir yerden başlayalım. Ne dersin?




