İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Egonun Timelini Yaktığı Yer

Egonun Timelini Yaktığı Yer: Sosyal Medyanın Yeni “Taht Oyunları”

Sosyal medyanın bize sunduğu “özgür alan” kavramı bazen tam bir kara mizah sahnesine dönüşüyor. Hele ki Telegram gibi grupların ardı arkası kesilmeyen sanal imparatorluklarında…
İşte size, egoların tavan yaptığı, timeliçelerin akışları yaktığı, genç “imparator”ların elinde oyuncak edilen yetişkinlerin dramı: bir grup… hatta gruplar zinciri.
Bir grup düşünün; sahipleri yaşları küçük ama egoları devasa. Kendilerini bilge, kapsayıcı ya da rehber sanıyorlar ama işin aslı, karşısındaki insanı küçültmek ve kendi egolarını parlatmak.

Küfür havada uçuşuyor, ban tuşu tıpkı sihirli değnek gibi istediğin anda düşüyor başına. Timeliçeler ise sanki özel bir timelapse içinde, her an trendleri belirleyen, herkesi hizaya sokan “zamanda yolculuk yapan ajanlar”.
Ve grup üyeleri… çoğu olgun yaşta, hayat deneyimi olan insanlar. Ama o genç “imparatorlar”ın oyunlarına maruz kalıyorlar.
Sanki sosyal medyanın bir sahnesinde, herkes kendi egosunu kanıtlamak için yarışıyor ve kimse kural tanımıyor. İnsanlar düşüncelerini paylaşmaya korkar hale gelmiş; yanlış bir kelime eden anında aforoz ediliyor. Evet, doğru duydunuz: aforoz.
Sanki herkes bir orta çağ krallığındaymış gibi… ama krallık çocukların ellerinde.

İşte bu durum, dijital çağın en ironik trajedisi: olgunluk ve deneyim, sanal egonun karşısında eriyor. Küçücük ekranlar, büyük egolarla doluyor; insanlar kırılıyor ama kimse sorumluluk almıyor.
Ve biz? Biz sadece bakıyoruz… bazen gülüyoruz, bazen gözlerimizi deviriyoruz. Ama en çok da “Bu nasıl bir nesil?” sorusuyla kalıyoruz.

Sanal tahtlar, küçük ekranlarda büyük trajediler yaratıyor. Küçük yaşta “imparator” olanlar, her ban ve küfürde kendilerini bir Shakespeare karakteri sanıyor. Fakat gerçek trajedi, oyunlarını izlemek zorunda kalan yetişkinler… hayatı deneyimlemiş ama sanal egolar karşısında boyun eğmek zorunda kalan insanlar.

Belki de çözüm, o grupların bir gün kendi egolarıyla baş başa kalmasıdır. Kimseye zarar vermeden, sadece kendilerine küfür ederek ve ban tuşuna basıp timeliçe rolünü oynayarak… çünkü sosyal medyanın ta kendisi bazen insanın içindeki çocuğu eğlendirirken, egoyu da körükleyen bir oyun alanı oluyor.

Ve evet, bir gün bu ekran krallıkları çökecek. Ekranların ötesinde gerçek hayat, gerçek insan ve gerçek saygı bekliyor.
Ama şunu unutmayın: egonuz ne kadar büyük olursa olsun, bir gün herkes aynı satırda buluşacak; çünkü sanal tahtlar da, egolar da, timeliçeler de eninde sonunda siliniyor.
Geriye sadece gerçek hayat, gerçek insanlar ve gerçek saygı kalacak. Sanal tahtlarınızı ve timeliçe modlarınızı bırakın… çünkü gerçek dünyada egonuzdan daha güçlü olan tek şey, saygıdır.

Saygıyı hiçe sayanlar ise, sadece kendi dijital trajedilerini izleyen ve kahkahası kendi egosundan çıkan bir seyirci kitlesinden ibaret kalacak.
Ve unutmayın: ekranlar kapanınca, maskeler düşecek ve kimsenin egosunu besleyecek kimse kalmayacak.