Dijital Çağda Gençler Tehlikede
Bazı televizyon karakterleri, adeta kan dökmeyi bir hobi hâline getirmiş gibi gösteriliyor. Buna rağmen izleyici onları hayranlıkla takip ediyor; çünkü “delikanlılık” böyle bir şeymiş gibi sunuluyor. Bu durum, gençler üzerinde yanlış bir rol model oluşturuyor.
Öte yandan, bazı kadın karakterler çok masum ve iyi kalpli görünüyor. Sanki dünyaya iyilik saçmak için gelmişler gibi. Ancak her bölümde birilerini kandırıyor, planlar yapıyor ve gözyaşlarıyla izleyiciyi manipüle ediyorlar. Masumlukları bile stratejik bir araç hâline geliyor. Aileler artık çekirdek aile olmaktan çıkmış ve adeta entrika üretim tesisine dönüşmüş durumda. Herkes birbirinin arkasından iş çeviriyor, kardeş kardeşe kumpas kuruyor, baba oğlunu harcıyor ve anne gelinle gizli ittifaklar kuruyor.
Tarihi Diziler ve Reality Show Karışımı
Topluma bakınca soruyoruz: “Bu insanlar neden böyle oldu?” Şaşırmayın; çünkü televizyon her akşam bu kurgularla izleyiciyi besliyor. Tarih dizileri artık Osmanlı sarayı gibi değil, bir reality show seti gibi sunuluyor. Karakterler sürekli fısıldaşıyor, kıskançlık krizine giriyor ve birbirini gözetliyor. Tarihi bilgi almak yerine, sanki 16. yüzyılda magazin programı izliyoruz.
Şiddet ve İhanetin Romantize Edilmesi
Dizilerde şiddet olağan karşılanıyor ve ihanet romantik bir jest gibi sunuluyor. Silah tutmak erkekliğin simgesi, manipülasyon zekânın göstergesi hâline getiriliyor. Sonra biz gençlere “Ahlaklı olun, büyüklerinizi sayın” diyoruz. Ancak televizyon her akşam tam tersini öğretiyor. Bu durum, gençlerin değer yargılarını etkiliyor ve normal ile yanlış arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.
Dijital Platformların Televizyonla Birleşen Etkisi
Artık bu etkiler yalnızca televizyonda sınırlı değil. Dijital platformlar, YouTube ve sosyal medya üzerinden de aynı zehirli içerikler evlerimize giriyor. Kadın cinayetlerinin artışında, dizilerde romantize edilen “kıskançlık krizleri” ve “kadın benimdir” zihniyetinin etkisi yok mu? Var. Suça sürüklenen çocukların artışında, mafya dizilerinde özendirilen “rajon kesme”, “hesap sorma” ve “güçlü olmanın yolu şiddettir” mesajlarının etkisi yok mu? Var. Artık 14 yaşındaki bir çocuk sosyal medyada hikâye paylaşırken bile “mafya raconu” kesmekten çekinmiyor; çünkü izlediği içerikler bunu normalmiş gibi göstermesine sebep oluyor.
Toplum ve Değerler Üzerindeki Etkisi
Dijital medya, sosyal platformlar ve televizyon birleşince etkisi daha da büyüyor. Bu diziler toplumun ortak aklını yavaş yavaş törpülüyor. Normalleştirmememiz gereken davranışları, günlük hayatın bir parçasıymış gibi sunuyor. Hem gülüyor hem ağlıyor ve ertesi hafta “Ne olacak?” diye merakla bekliyoruz.
Acı gerçek şu ki, bu dizileri izledikçe sadece ekran başında zaman kaybetmiyoruz; ahlakımız, değerlerimiz ve sağduyumuz da birer bölüm birer bölüm eriyor. Her akşam izlediğiniz o senaryolar, yarın sizin hayatınızın fragmanı olabilir. Üstelik o fragmanın final sahnesinde kahraman siz olmayabilirsiniz.





Yorumlar kapatıldı.