Stüdyonun Görünmez Kahramanları (!)
Gündüz kuşağı programlarını bilirsiniz…
Stüdyo ışıkları yanar, sunucu programı açar, konuklarıyla başlar, konuyu anlatmaya çalışırken “Aaaaaaaaaaaaaaa!” diye bir uğultu yükselir. İşte tam o anda devreye giren özel birlik sahnededir:
Aaaaaaaaaa Timi.
Evet evet, yanlış duymadın.
Bu tim, her türlü olaya refleksle “Aaaa!” deme yeteneğine sahip, adeta milli duygusal refleks timimiz.
Sanki ülkede ekonomik krizler, kadın cinayetleri, hayvana şiddet vakaları, çocukların dramları hiç yokmuş gibi…
Stüdyonun derdi bambaşka bir boyutta, Ayol kadın adama “’altınları geri vermiyorum’“ diyor hemen Aaaaaa!”
İşte tam burada Aaaaaaaaaa Timi devreye girer.
Bir an bile gecikmeden, duygu efektini yükseltir. Stüdyodaki tansiyonun %60’ını bu tim karşılar, sunucunun işi kolaylaşsın diye.
Timin Ortalama Tepki Yelpazesi
- Mini Aaaaa → Adam kadına kredi çektirip kıçına tekmeyi atmış
- Orta Seviye AAAAAAAA → Koca başka kadınla kaçmış yada kadın başka adama kaçmış.
- Full Performans AAAAAAAAAAAAAAA! → Aslına bakarsan her şey, her olay gereksiz de olsa.
Ama Biz Niye Aaaaa Diyoruz?
Belki yıllardır televizyonun bize öğrettiği rollerden…
Belki gerçek acılara karşı duyarsızlaştık, o yüzden ufak şeylere toplu refleks gösterip rahatlıyoruz.
Belki de toplumca dertlerimizi çözemeyince, tepkiyi stüdyoda verip eve huzurlu dönmeye çalışıyoruz.
Ama gerçek şu ki:
Ülkenin sorunları aaaa demekle çözülmüyor.
Sadece reyting yükseliyor.
Ekranda yaratılan o yapay şaşkınlık fırtınası, bizim gerçek öfkemizi bastırıyor.
Kadınlar öldürülüyor, çocuklar istismar ediliyor, hayvanlar katlediliyor…
Biz hâlâ “Aaaaa adam kadını dolandırmış” diye tim düzeyinde tepki kasıyoruz.
Kısacası…
Aaaaaaaaaa Timi aslında küçük bir Türkiye özeti:
Büyük acılara sessiz, küçük olaylara aşırı tepkili.
Gerçek sorunlara değil, reytinge ayarlı.
Ama yine de itiraf edelim:
Arada bir açıp izleyince, “Bunlar neye aaaa diyor?” diye biz de gülüyoruz.
Belki de bütün mesele bu…




