İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gençlerin Umudu, İş Dünyasının Sınavı

Çalışma Hayatında Yeni Bir Sayfa

Türkiye’de gençler için uzun zamandır beklenen bir kapı aralandı. Hükümetin açıkladığı yeni istihdam programı, 18-25 yaş arası gençlerin ilk 6 aylık maaşının devlet tarafından karşılanmasını içeriyor. Yanında staj destekleri, işbaşı eğitimleri, cep harçlığı artışları… Kâğıt üzerinde baktığımızda kulağa umut verici geliyor, değil mi?

Bir yandan “Nihayet!” dedirten bir gelişme diğer yandan ise zihinde birkaç soru işareti büyütüyor.


İyi yanlarıyla başlayalım…

Bu ülkede genç olmak kolay değil. Üniversiteden mezun olup aylarca iş arayan, deneyim olmadığı için kapıdan dönen, her ilanda “en az 3 yıl tecrübe” şartıyla pes eden bir nesil var. Yeni program tam da bu döngüyü kırmaya yönelik.

Gençlerin işe adım atarken en büyük engeli işverenin maliyeti oluyor. Devletin “6 ay maaşını ben veririm” demesi, genç için de işveren için de umut ışığı.
Bu, belki de yıllardır masada konuşulup raflara kaldırılan genç istihdamı meselesine atılmış en somut adımlardan biri.

Staj ve işbaşı eğitim programlarının genişlemesi de önemli. Çünkü birçok genç, sadece parasızlıktan değil, doğru yönlendirme olmadığı için de işsiz kalıyor. Belki bu programlar, gençlerin hem kendilerini keşfetmelerine hem de “işe giriş kapısını” aralamalarına yardımcı olur.


Peki ya kötü yanları?

Her güzel haberin gölgesinde beliren birkaç endişe de var elbette.

İlk soru şu:
Bu destek kalıcı bir istihdama mı dönüşecek, yoksa gençler 6 ay sonra kapının önüne mi konacak?

Özel sektörün bu tarz destekleri “geçici iş gücü” olarak kullanıp süre dolunca gençleri işten çıkarması geçmişte de görülmüş bir tablo. Eğer sıkı denetim olmazsa gençler yine aynı döngünün içinde kaybolabilir.

Bir diğer mesele, programın sürdürülebilirliği.
Bu tür büyük çaplı desteklerin uzun vadeli bir planı olması gerekir. Ekonomik koşulların bu kadar dalgalı olduğu bir ortamda programın ne kadar süre ayakta kalacağı, bütçesinin nasıl korunacağı belirsiz.

Ve en önemlisi:
Gençlerin istihdam sorunu sadece maaş desteğiyle çözülecek kadar basit değil.
Eğitim sistemi, sektörlerin ihtiyaçları, nitelik uyuşmazlığı… Bunlar çözülmeden, gençlerin yalnızca birkaç aylığına istihdam edilmesi “makyaj” etkisi yaratabilir.


Sonuç mu?

Bu program, gençler için bir umut kapısı.
En azından “işsizliği kader gibi yaşayan” bir nesle nefes aldıracak bir girişim.

Ama tıpkı her yeni adımda olduğu gibi, bunun da kaderi uygulamadaki ciddiyete bağlı.

Gençler fırsat bekliyor, iş dünyası nitelikli insan arıyor…
Belki bu program, iki tarafı aynı masada buluşturan, yılların sorununa köprü olan bir başlangıçtır.

Umut edelim ki bu kez, gençlerin hikâyesi yarım kalmasın.