İçeriğe geçmek için "Enter"a basın
© Görseller bilgilendirme ve eleştiri amacıyla kullanılmıştır. Tüm hakları sahibine aittir.

Cem Yılmaz’ın 38 Yaş Esprisi

Mizah mı, Yaşçılık mı, Yoksa Sosyal Medyanın Yeni Krizi mi?

Cem Yılmaz’ın CMXXIV gösterisindeki o meşhur cümleyi duymayan kalmadı:
“38 yaşında biriyle çıkıyorum… Çıtır diyorlar ama 38, ölmek üzere!”

Espri bu ya… Sahnede kahkaha kopardı, sosyal medyada ise kıyamet.
Bir taraf “Yahu bu bir şaka” dedi, diğer taraf “Kadınların yaşına laf etmek komik değil” diye veryansın etti.
Twitter… pardon X… yine kendine yakışanı yaptı ve dünyanın en basit cümlesinden bile bir iç savaş çıkardı.

Ben ne mi düşünüyorum?
Açık söyleyeyim: Bu ülkede artık espriler de yaşlanmaktan korkuyor.


Mizahın yaşı mı olur?

Cem Yılmaz yıllardır ilişki, yaş, erkeklik, kadınlık, evlilik üzerine şakalar yapıyor.
Bu gösterideki cümle de aslında onun klasik tarzı biraz abartı, biraz karikatür, bolca gözlem.

Ama kabul edelim…
Toplum artık eski toplum değil.
Kimse 38 yaşın “ölüm yaşına girdiğini” ima eden esprilere gülecek kadar geniş değil.
Neden? Çünkü insanlar zaten görünmeyen bir yarışta:
“Genç görün, dinç kal, filtreyi aç, ışığı artır, kırışıklığı sil.”

Böyle bir dünyada “38 ölmek üzere” deyince bazıları ister istemez diken oluyor.
Haklı mı?
Bir açıdan evet hepimizin yaşı kemale eriyor, kimse üstüne espri yapılınca mutlu olmuyor.


Tepkiler niye bu kadar büyüdü?

Çünkü konu “yaş” olunca özellikle kadın cephesi çok hassas.
Toplumsal baskıyı yıllardır en güçlü onlar hissediyor.
Bu yüzden bir espri, tahammülsüzlükle değil, birikmişlik ile karşılanıyor.

Ama bir yandan da şu var:
Stand-up bir belgesel değildir.
Gerçekleri değil, abartıları anlatır.

Mizahın özü zaten uçsuz kaçsız bir abartıdır.


Peki ben güldüm mü?

Açıkçası esprinin kendisine değil, ardından yaşanan kaosa güldüm.
Çünkü Türkiye’de klasik döngü şöyle:

  1. Bir ünlü espri yapar.
  2. Bir kesim “Harika!” der.
  3. Bir kesim “Bu ne saçmalık!” diye öfkelenir.
  4. Ünlü açıklama yapmak zorunda kalır.
  5. Biz de olan biteni tartışırken gerçek sorunları unuturuz.

Ve yine öyle oldu.


Mizah özgürlüğü + hassasiyet dengesi

Bu tartışmanın kazananı yok.
Kaybedeni?
Mizah. Çünkü herkes artık “Acaba bunu söylersem linç yer miyim?” diye düşünüyor.

38 yaş ölmek üzere mi?
Tabii ki değil.
Ama “Mizah ölmek üzere mi?”
Bence asıl kritik soru bu.

Ve bunu söylemezsem çatlarım.

”Sevgili Cem Bey 38 yaş ölmek üzereyse sizi gömmeyi unutmuşlar.”