İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Neler Oluyor Bize Böyle?

Çocuğa Sormak: Empati ve Gerçek Duygular

Ükür… İdare eder… Yuvarlanıp gidiyoruz… Vereceğin onlarca cevap var, değil mi?
Peki, bir de o çocuğa soralım: annesini nasıl gördüğünü… Hadi sor, sorsana! Hangi pedagog durumu izah edebilir, kaç pedagog anlatsa anlayabilir? Sonuçta hangimiz düzeltebiliriz artık o yavruyu? Empati mi yapıyorsun? Ne anladın, anlatsana bir?

Bırakın hissedemediğiniz empatiyi; asıl önemli olan çözüm bulmak. Çünkü çözüm, çözüm!

Susmak ve Sorumluluk

Susmak mı istiyorsun? Tamam, sus…
Sıra sana gelsin mi istiyorsun? Tamam, peki…
Ama bu kadar duyarlısın madem, neden “bana niye sıra gelecekmiş efendim” demiyorsun? Sen ne istiyorsun?
Kaç anne evlatsız, kaç evlat annesiz kaldı biliyor musun? Yok! Çünkü sadece haber olanlara empati yapmaya çalışıyorsun.

Gündemde Olmayan Hayatlar

Elinin altında internet var. Peki hiç baktın mı, gündeme düşmeyen, haber olamayan kaç kadın katledilmiş her gün? İl il bak, neler olmuş? Hangi kadının hayatı, yaşama hakkı elinden alınmış? Ama yok, niye? Çünkü haberi duydun, yorumunu yaptın, iki de vahlandın. Ve senin için hayat kaldığı yerden devam etti.

Ya geride bıraktıkları için? Yaşama hakkı elinden alınanlar için? Onlar için hayat hep duruyor. Peki, sordunuz mu ne zaman duracak diye? Kendinize değil, ortaya, tam ortaya!

Güven ve Kaybedilen Hayatlar

Biliyor musun, onlar da sizin gibi yanındaki insana çok güveniyordu. Kadını, çocuğu, hayvanı insana güvendi. Ve güvendikleri, inandıkları, sevdikleri kim varsa Azraili oldu…

Sokak Ağzı ve Vicdan

Ağzım biraz bozuk değil mi? Hani böyle sokak ağzı gibi, atarlı yazdım değil mi?
Düzgün yazınca da yazı insanın vicdanına işlemiyor. Ne anladın diye soracağım da anlamışsındır. Ama asıl önemli olan, ne hissettin?

Acı hissettin mi? Acı… Peki, neren acıdı?
Kazayla parmağımızı kessek mıy mıy ağlıyoruz. Ama bir de o kadınları, çocukları, hayvanları düşün. Sen okurken hissetmeye çalışıyorsun, onlar yaşarken hissediyor. Hadi bir de geride kalanlara sor, ne hissediyorlar?

Adalet ve Tecelli

Ne zaman duracak? Nerede tükeneceğiz? Adalet ne zaman tecelli edecek?
(Buna parantez açmak istedim, yanlış anlaşılmasın.)

Bir kravat takıyor, ellerini önden bağlıyor, boynunu da büküyor. Al sana indirim, iyi hâl…
Sonra da ortaya yalanı çakıyor: “Ben namusumu korudum” diye. Lan ne namusu? Sen aldatırken o namus sana niye işlemiyor?

Ceza ve Sonrası

Adamı atıyoruz cezaevine ama sorun hep sonrasında…
Çünkü besliyoruz kardeşim, besliyoruz! Hayvanların beslenmesinin yasak olduğu ülkede bir kadını öldüren adamı cezaevinde besliyoruz! Ekmeğini, suyunu, yemeğini verip yan gelip yatmasını sağlıyoruz. Ve 5-10 sene de sürmeden “hadi çık” diyoruz. İşte ben bu tecelliden bahsediyorum.

Kendine Sor: Sen Nasılsın?

Velhasıl, SEN NASILSIN? İYİ MİSİN?