Sizi hayatının içine koymayan insanlar, ister duygusal ister arkadaşça olsun, size hep bir bahaneyle gelir. “Yoğunum”, “Vaktim yok”, “Müsait olunca yazarım” diyen o kişiler var ya, işte onların söylediği şey gerçeğin sadece cilalanmış hâlidir. Çünkü gerçekten yazmak isteyen biri, hangi durumda olursa olsun size zaman yaratır. Kimse arayamayacak, yazamayacak, cevap veremeyecek kadar yoğun değildir. Bunu söylüyorsa ya evlidir ya hayatında biri vardır ya da siz onun hayatında hiç yoksunuzdur. Yirmi dört saatinin tek bir dakikasını bile size ayırmayan biri için hayal kurmanın anlamı yoktur.
Bahane Üretmek Bir Tercihtir İlgi Göstermek de Öyle
Gerçek şu ki insan, ilgi göstermek istediğinde dünyanın en meşgul programını bile deler geçer. Bir mesaj atmak iki saniyedir. Bir “Nasılsın?” demek bir nefeslik süredir. Ama bazı insanlar o iki saniyeyi bile çok görür. Çünkü sizi hayatında önemli bir yere koymamıştır. Bu kadar basit. Kimileri bunu direkt söylemeye cesaret edemez ama davranış zaten her şeyi bağırır. Bahane üreten biri aslında “Benim için öncelik değilsin” demektedir.
Yoğunluk Maskesine Saklanan Gerçekler
“Çok yoğunum” cümlesi bazı insanların en sevdiği sığınaktır. Yoğunluk öyle kullanışlıdır ki ne açıklama yapmak zorundadır ne de yüzleşmek. O yüzden bu cümle hem kaçış hem örtü görevi görür. Fakat ne olursa olsun bir insan gerçekten değer verdiği kişiyi hiçbir bahanenin arkasında bırakmaz. Telefonu çaldığında açar, mesaj gelince döner, sesi duyulmak istendiğinde kaybolmaz. Eğer bunlar olmuyorsa yoğunluk değildir, isteksizliktir.
Sizi Görmeyen Birinin Gölgesinde Durmanıza Gerek Yok
Gerçekçi olmak gerekir. Bir insan sizi hayatına almıyorsa bunun adını koymak gerekir. Kendinizi kandırarak bir yere varılamaz. Sizi görmeyen, duymayan, aramayan, sormayan biri için ne umut taşınabilir ne de bir gelecek kurulabilir. İnsan, kendisine değer verilmeyen hiçbir ilişkide büyüyemez. Bu yüzden birinin bahanelerine mahkûm olmak yerine kendi değerinizi hatırlamak en iyisidir.
Sert Ama Gerçek Bir Cümleyle Bitirelim
Bir insan sizi isteseydi, zaten hayatına alırdı. Sizi istemeyen biri için kendinizi paralamaya gerek yoktur. Çünkü unutmayın, kimse gerçekten değer verdiği kişiyi bekletmez. Ne kadar bahane varsa o kadar uzaklık, ne kadar sessizlik varsa o kadar netlik vardır. Ve bazen bir insanın söylemediği şey, söylediği her şeyden daha yüksek sesle konuşur.




