İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dijital Utanç: Sosyal Medyada Yorum Yaparken Kaybolan Ahlak

Günümüzde sosyal medya, film sahnelerinden komik anlara kadar her tür içeriğin paylaşıldığı dev bir platform haline geldi. Ancak bu alanın genişlemesiyle birlikte, insanlığın en karanlık yönleri de görünür olmaya başladı. Özellikle son zamanlarda, bir filmin yalnızca 50-60 saniyelik kesitinin altına yazılan yorumlar, toplumun geldiği noktayı ve kaybolan değerleri bir kez daha gözler önüne seriyor.

Basit bir sahneye yapılan onca sapkın, saygısız ve ahlaktan yoksun yorumun altına inildiğinde, utançtan yüzünüz kızarıyor. Çünkü o platformda sadece yetişkinler değil, çocuklar da var. Ergenler, gençler, belki henüz on yaşında bir çocuk… Ve onlar, bu kirli kelimeleri okuyor. O kelimeler, birer “normal” gibi sunuluyor. Peki hiç mi düşünmüyorsunuz? Hiç mi aklınıza gelmiyor, o yazdığınız yorumları bir çocuk okuyabilir diye?

Bir sahneye, bir karaktere ya da bir oyuncuya cinsellikle bakan gözler, aslında kendi içindeki karanlığı sergiliyor. Bu bir özgürlük değil, bir yozlaşma. Bir fikir beyanı değil, bir saygısızlık. Çünkü sosyal medya sadece sizin değil, hepimizin alanı. Orası bir meydan, bir okul, bir ev gibi… Ve o evde herkesin gözü önünde ahlaksızca davranmak, sadece sizi değil, tüm toplumu kirletiyor.

Her yorum bir iz bırakır. Yazdığınız her kelime bir çocuğun zihninde şekil alabilir, bir gencin ahlak anlayışını çarpıtabilir. Bu yüzden “nasıl olsa kimse tanımıyor” diyerek yapılan yorumların birer sorumluluk taşıdığını unutmamak gerekir. İnternet anonim değildir; karakteriniz yazdığınız her cümlenin içindedir.

Artık durup düşünme zamanı. Gerçek bir toplumsal değişim, dijital ahlaktan geçiyor. Herkesin görebileceği bir platformda utanmadan yazılan cümleler, sadece bireysel değil, toplumsal bir çürümeyi de temsil ediyor. Sosyal medya, saygının da vicdanın da sınandığı yerdir. O sınavdan geçmek istiyorsak, önce klavyemizi susturmayı, vicdanımızı konuşturmayı öğrenmeliyiz.