Aras Bulut İynemli benim gözümde sadece bir oyuncu değil aynı zamanda iç dünyasını ekrana yansıtmayı bilen bir ruh. Onu izlerken bir karakterin içine değil bir insanın kalbine yolculuk ediyorum sanki. Oyunculuğunda öyle bir samimiyet var ki her bakışında, her duruşunda gerçek bir hikâye hissediyorsun. Aras, kamera karşısında olduğu kadar sade yaşantısında da aynı doğallığı koruyabilen nadir insanlardan biri.
1990 yılında İstanbul’da doğmuş. Aslında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Uçak Mühendisliği okumuş ama kalbinin sesi onu sahneye çağırmış. İlk olarak “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” dizisinde tanıdım onu. Mete karakteriyle hem içimizi burktu hem de bir dönemin gençliğini anlatmayı başardı. O diziden sonra kariyeri hızla yükseldi ve her projesinde bambaşka bir karakterle karşımıza çıktı.
Benim için dönüm noktası “Çukur” oldu. Yamaç Koçovalı karakteriyle sanki kendi iç savaşlarımızı yaşattı bize. O diziyi izlerken bazen ağladım bazen sustum bazen de sadece onun oyunculuğunu hayranlıkla izledim. Aras orada sadece bir karakteri değil bir hayatı oynadı. Sonra “7. Koğuştaki Mucize” geldi. O filmdeki performansını izlerken boğazıma düğüm oturdu, gözyaşımı tutamadım. Bu kadar doğal ağlatan, bu kadar içten oynayan çok az oyuncu var.
Bir de son olarak “Atatürk” projesinde onu izlediğimde gerçekten gurur duydum. Böyle büyük bir sorumluluğu hem saygıyla hem de yürekle taşıdı. O rolde Atatürk’ü o kadar derin hissettirdi ki izlerken tüylerim diken diken oldu. Bence bu sadece oyunculuk değil, bir gönül işi.
Aras Bulut İynemli’nin beni en çok etkileyen yanı tevazusu… Ne kadar başarılı olursa olsun hiçbir zaman şöhretin parıltısına kapılmadı. Röportajlarında, duruşunda, bakışında hep bir sakinlik var, bu da onu daha çok sevdiriyor. Çünkü o sadece sahnede değil, insan olarak da saygı uyandırıyor.
Bazen düşünüyorum, Aras gibi oyuncular bize neden bu kadar dokunuyor diye. Sanırım çünkü o, her karakterinde kendi insanlığımızı hatırlatıyor. Onu izlerken “ben de böyle hissettim” diyebiliyorsun, bu da bir oyuncunun verebileceği en güzel his bence.
Kısacası Aras Bulut İynemli benim için Türk televizyonunun sessiz ama en güçlü isimlerinden biri. Her sahnesiyle bir iz bırakıyor ve o iz sadece akılda değil kalpte kalıyor. Onu izlemek, bir hikâyenin içine değil bir duygunun içine girmek gibi ve ben o duyguyu her defasında yeniden yaşamak istiyorum.




