Merhamet Nerede Kaldı?
Bazı görüntüler vardır, izlersiniz ve insanın aklına tek bir soru gelir: “Bunu yapmak gerçekten gerekli miydi?”
Erzurum’un Aziziye ilçesindeki Adalar Camii’nde yaşanan olay da tam olarak böyle.
25 Ağustos 2026’da yatsı namazı sırasında camide dolaşan bir kedi, cemaatten S.M.’nin ayaklarının arasına geliyor. Sonrasında ise kamera görüntülerine yansıyan o hareket gerçekleşiyor: Kedi tekmeleniyor, havalanarak imamın başına çarpıyor ve yere düşüyor.
Şimdi gelelim işin en can alıcı kısmına…
Görüntüler sosyal medyada yayıldıktan sonra Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıyor. S.M. gözaltına alınıyor. Ardından savcılıkta verdiği ifadede, şiddet amacı taşımadığını, kedinin gitmesi için böyle bir hareket yaptığını söylüyor. Ve adli işlemlerin ardından serbest bırakılıyor.
Şimdi insan ister istemez soruyor:
Bir canlıyı uzaklaştırmanın yolu gerçekten tekme atmak mı?
Üstelik burası bir sokak köşesi değil. İnsanların ibadet ettiği bir cami. Karşındaki de sana zarar vermeye çalışan bir hayvan değil; orada dolaşan bir kedi.
“Gitsin diye yaptım” demek, görüntüdeki hareketi ortadan kaldırmıyor.
Çünkü merhamet, sadece insanlara gösterilecek bir şey değil. Hele ki inançtan, ahlaktan ve vicdandan söz ediyorsak, savunmasız bir canlı karşısında nasıl davrandığımız da bunun bir parçası.
Bir kediyi tekmeyle uzaklaştırmak yerine ayağınla kenara yönlendirebilirsin. Birkaç saniye bekleyebilirsin. Hatta hiçbir şey yapmayabilirsin.
Ama sen kalkıp bir canlıya tekme atıyorsan ve o canlı havalanıp imamın başına kadar gidiyorsa, ortada “aman yanlışlıkla oldu” denilip geçilecek kadar basit bir görüntü yoktur.
Üstelik olayın ardından yapılan açıklama da insanın kafasındaki soru işaretlerini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Şiddet amacı yoksa bile ortada şiddet içeren bir hareket var.
Bence asıl konuşmamız gereken de bu.
Bugün bir kediyi tekmeleyen kişinin davranışını normalleştirirsek, yarın başka bir canlıya yapılan zulmü de “ama amacı o değildi” diyerek açıklamaya başlarız.
Hayvan sevgisi sadece mama vermek, başını okşamak ya da sosyal medyada sevimli fotoğraf paylaşmak değildir. Asıl mesele, kimsenin görmediğini düşündüğün anda bile güçsüz olana nasıl davrandığındır.
Bu olayda kedi konuşamadı.
Ama görüntüler konuştu.
Ve o görüntüler, hepimize çok basit bir şeyi yeniden hatırlattı:
Merhamet, insanın en zor anında değil; kendisinden güçsüz olana karşı ne yaptığı yerde belli olur.
S.M. hakkında soruşturma başlatıldı, gözaltı işlemi yapıldı ve savcılık tarafından serbest bırakıldı. Hukuki süreci elbette hukuk belirleyecek. Fakat vicdani tarafını değerlendirmek için mahkeme kararını beklememize gerek yok.
Çünkü bazı davranışların hukuki karşılığını hukuk belirler.
Ama vicdani karşılığını insanın kendisi belirler.
Ve bu görüntü, açıkçası vicdan tarafında kocaman bir soru işareti bırakıyor.




