İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ne Ekerseniz Onu Biçersiniz

Bir çocuk yapıyorsanız, o çocuğu yapma çalışmalarında vicdan eklemeyi unutmayın.

Evet, kulağa sert geliyor. Ama artık bazı şeyleri kibar cümlelerle anlatmanın da anlamı kalmadı.

Madem dünyaya bir çocuk getiriyorsunuz, bari büyürken eline sadece oyuncak, telefon ve para vermeyin. Biraz merhamet koyun hayatına. Bir canlının canının yandığını anlayabilsin. Güçlü olduğu için her istediğini yapamayacağını öğrensin. Kendinden küçüğe, güçsüze, hayvana, insana zarar vermenin “yaramazlık” olmadığını bilsin.

Çünkü karşımızdaki mesele yalnızca çocuk yetiştirme meselesi değil artık. Ortada başkalarının hayatına dokunan sonuçlar var.

Bugün bir hayvanın canını acıtan, yarın başka bir canlıya zarar vermeyi de normal görebiliyor. Şiddeti oyun sanan, sınır tanımayan, yaptığı kötülükten rahatsızlık duymayan insanlar gökten zembille inmiyor. Bir yerlerde yanlışlar görmezden geliniyor, bazı davranışlar “çocuk işte” denilerek geçiştiriliyor.

Sonra çocuk büyüyor.

Ama yaş büyütmekle karakter büyümüyor.

Çocuğunuza her istediğini almakla ebeveynlik yapılmıyor. Karnını doyurmak, okuluna göndermek, eline telefon tutuşturmak görev listenizin tamamı değil. Bir gün karşınıza nasıl bir insan olarak çıkacağını da düşünmek zorundasınız.

“Benim çocuğum yapmaz.”

Bu cümleyi herkes kuruyor zaten.

Peki yaparsa?

O güne kadar kimse “Acaba nerede yanlış yaptık?” diye sormuyor. Herkes çocuğunu kusursuz sanıyor, başkasının çocuğunu suçluyor. Ta ki iş işten geçene kadar.

Ben artık şu anlayışa gerçekten tahammül edemiyorum: Çocuk yapmayı doğal bir hak, çocuk yetiştirmeyi ise kendiliğinden gerçekleşen bir süreç sanmak.

Öyle değil.

Bakamayacaksanız, ilgilenmeyecekseniz, sınır koyamayacaksanız, doğruyu yanlıştan ayırmayı öğretemeyecekseniz, şiddeti normalleştirecekseniz, merhameti gereksiz görecekseniz kusura bakmayın ama önce uçkurunuza sahip çıkın. Şeyinize kilit takın.

Çünkü mesele “kaç çocuk yaptınız” değil.

Mesele, o çocukların dünyaya ne bıraktığı.

Kimsenin başına bela olmayan, bir hayvan gördüğünde tekme atmak yerine başını okşayan, kendinden güçsüze el kaldırmayan, yaptığı yanlıştan utanabilen insanlar yetiştirmek bu kadar zor olmamalı.

Çocuk yapmak kolay.

Vicdanlı bir insan yetiştirmek emek ister.

O emeği vermeyecekseniz, sırf “çocuğum olsun” diye bir hayatı dünyaya sürüklemeyin.

Sonra ortaya çıkan kötülüğün bedelini sadece o çocuk ödemez.

Bazen hiç tanımadığımız insanlar, savunmasız hayvanlar, aileler ve bütün toplum öder.

Yeter artık. Çocuk dünyaya getirmeden önce bir kez de “Ben bunu insan gibi yetiştirebilecek miyim?” diye düşünün.

Ve…

Dilerim, nasıl bir çocuk yetiştiriyorsanız, büyüdüğünde o çocuk size hayatınızın bir yerinde dokunsun. Verdiğiniz sevgi, gösterdiğiniz merhamet, öğrettiğiniz doğrular kadar; görmezden geldiğiniz yanlışlar da dönüp dolaşıp karşınıza çıksın.

Çünkü yetiştirdiğiniz çocuk, aslında sizin aynanızdır. İnsan bazen aynada görmek istemediği şeyle yüzleşmek zorunda kalır. Siz de hayatınız boyunca o aynaya baktığınızda, karşınızda kendi ellerinizle şekillendirdiğiniz bir hayat göreceksiniz. Orada gördüğünüz her güzel şeyde de, her yanlışta da kendi payınızı hatırlayın.

Kısacası; ne ekerseniz onu biçersiniz. Ektiğiniz sevgi de, merhamet de, kötülük de bir gün mutlaka bir yerden karşınıza çıkar.