İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ailem Güvende Operasyonu

Peki Bu Kadar Beklemeye Gerek Var mıydı?

“Ailem Güvende” adı kulağa güzel geliyor. Hatta insanın içini rahatlatıyor. Çünkü aile dediğimiz şey; çocuğundan gencine, kadınından erkeğine kadar korunması gereken en temel alanlardan biri.

Bu nedenle Adalet Bakanlığı koordinasyonunda 15 ili kapsayan “Ailem Güvende” operasyonunu duyunca, ilk tepki elbette “Geç bile kalındı” demek oluyor.

Çünkü ortada çocukların uygunsuz içeriklere maruz kalması, internet üzerinden yürütüldüğü iddia edilen bazı faaliyetler, fuhşa aracılık veya yer temini iddiaları ve bunlarla bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi, işletme ve kuruluşlara yönelik kapsamlı bir soruşturma var.

Operasyon kapsamında bazı işletmelere yönelik de işlem yapıldığı ve bu yerlerin soruşturma çerçevesinde incelendiği açıklandı. Elbette burada da son sözü hukuk söyleyecek.

Bunların tamamı hukuk çerçevesinde araştırılmalı.
Kim suçlu, kim değil; bunu mahkeme belirlemeli.

Ama bir başka soru da ortada duruyor:

Bütün bunların bu noktaya gelmesi neden bu kadar uzun sürdü?

Bugün interneti açtığımızda çocukların karşısına ne çıkacağını kontrol etmek neredeyse mümkün değil. Sosyal medya platformlarında yaş sınırları kâğıt üzerinde dururken, gerçek hayatta bir çocuğun birkaç tıklamayla yetişkinlere yönelik içeriklere ulaşabildiğini hepimiz biliyoruz.

İşte tam burada devletin denetim mekanizmaları devreye girmeli.

Bir operasyon yapıldığında alkışlamak kolay. Asıl mesele, operasyona ihtiyaç doğmadan önce önlem alabilmek.

Çocukların korunması yalnızca bir operasyon günü hatırlanacak bir konu olmamalı. İnternet ortamındaki içerikler, işletmeler, sosyal medya hesapları ve çocukların karşılaşabileceği riskler sürekli takip edilmeli.

Bir de şu ayrımı yapmak gerekiyor:

Bir kuruluş hakkında soruşturma açılması, o kuruluşun suçlu olduğu anlamına gelmez. Bir kişinin gözaltına alınması da mahkûmiyet demek değildir.

Bu nedenle “Ailem Güvende” operasyonunda yapılan işlemler kadar, hukukun nasıl işletileceği de önemli.

Benim eleştirim operasyon yapılmasına değil.

Tam tersine…

Keşke bu hassasiyet daha önce gösterilseydi.

Keşke çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği tehlikeler büyümeden müdahale edilseydi. Keşke ailelerin “Çocuğum internette ne görüyor?” endişesi bu kadar büyümeseydi.

Şimdi yapılması gereken belli:

Suç şüphesi varsa araştırılsın, deliller toplansın, sorumluluğu bulunanlar hukuk önünde hesap versin. Ama suçsuz olan da yalnızca bir soruşturmanın içinde adı geçti diye zan altında bırakılmasın.

Çünkü aileyi güvende tutmak yalnızca operasyon yapmakla değil, zamanında önlem almakla mümkün.

Ve insan ister istemez soruyor:

Aileler gerçekten güvende olacaksa, neden bu kadar geç kaldık?