İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Seçici Hassasiyet

Anneliği korumak istiyorsanız, gerçekten koruyun

Bosch’un Anneler Günü reklamı yayından kaldırıldı. Gerekçe hazır: “annelik değersizleştiriliyor.” Sosyal medyada tepkilerin ardından resmi açıklamalar, incelemeler… Hızlı refleks, hızlı karar. Peki aynı hız, aynı hassasiyet neden başka hiçbir yerde yok?

Gündüz kuşağı programlarını açın. Saat fark etmez her gün aynı sahneler: terk edilmiş çocuklar, şiddet, aldatma, çarpık ilişkiler, ekran önünde didik didik edilen hayatlar… “Anne” kelimesinin içinin boşaltıldığı, sorumluluğun yerle bir edildiği onlarca örnek. Çocuğunu bırakıp gidenler, yıllar sonra stüdyoda yüzleşenler, hatta bunu normalleştiren bir anlatı dili.

Şimdi soruyorum:
Reklam mı anneliği değersizleştiriyor, yoksa her gün reyting uğruna servis edilen bu gerçek hikâyeler mi?

Bir reklama bu kadar hızlı müdahale ediliyorsa, o programlara neden aynı ciddiyetle bakılmıyor?
RTÜK gerçekten “toplumsal değer” diyorsa, en başta o yayınları mercek altına alması gerekmez mi?
Aile Bakanlığı “annelik kutsaldır” diyorsa, o kutsallığı yerle bir eden gerçek vakalar karşısında neden aynı kararlılığı göstermiyor?

İşin bir diğer tarafı da şu:
Hayvanını evladı gibi gören insanlara neden bu kadar öfke var?

Bu ülkede insanlar sokakta donan, aç kalan bir cana sahip çıkıyor. Tedavi ettiriyor, besliyor, koruyor ona “evladım” diyor. Bu bir hakaret değil, bu bir merhamet göstergesi.
Kimse gerçek anneliğin yerine bir şey koymuyor ama sevgiyi kategorilere ayırıp “bu olur, bu olmaz” demek de kimsenin haddine değil.

Garip bir çelişki var:
Gerçek hayatta çocuklarını terk edenlere ses çıkarmayanlar, bir reklam filmindeki duygusal anlatıdan rahatsız oluyor.
Ekranda ahlaksızlık, saygısızlık, sorumsuzluk akarken sessiz kalanlar, hayvan sevgisine gelince bir anda hassaslaşıyor.

Toplumun değerlerini korumak istiyorsanız, önce aynaya bakmanız gerekir.
Çünkü değer dediğiniz şey, sadece bir kelimeyi savunmakla değil, o kelimenin içini doldurmakla korunur.

Anneliği gerçekten savunmak istiyorsanız:
Onu reyting malzemesi yapanlara karşı durun.
Onu sorumluluktan arındıranlara karşı durun.
Onu sadece söylemde kutsal ilan edip pratikte yok sayanlara karşı durun.

Yoksa kusura bakmayın, bu yapılanın adı değer korumak değil seçici hassasiyet.

Ve seçici hassasiyet, en tehlikeli olanıdır.