“Kapasite Meselesi: Anlayana Çok, Anlamayana ChatGPT Bile Yetmez”
Geçenlerde dingilin biri hayatı boyunca hiç duygularını düşüncelerini kağıda dökmemiş, dökme gereksinimi duymamış, okulun dışında yazmanın gerçek anlamda ne olduğunu bilmeyen, düşüncelerin sadece söylemekten geçtiğini sanan, yazmanın da düşünceni yansıtma olduğundan bir haberdar olan dangalak bana şu soruyu sordu:
“Sen bu yazıları chatgpt yemi yazdırıyorsun?”
Bazen biri öyle bir soru sorar ki, insan cevabı düşünmeden önce “Bu kafayla nasıl bu yaşa kadar geldi?” diye merak eder.
Açık konuşayım: Soru değil, beyin faaliyetlerinin yokluğu daha çok dikkatimi çekti.
Yahu arkadaş…
Hayatı boyunca bir kalemi yalnızca sınavda ter içinde tutmuş, duygunun ne demek olduğunu bilmiyor, düşünce kelimesinin içinde düşünmek olduğunu bile fark etmiyor.
Zaten yazıya mesafesi okul travmasından, hayata mesafesi de kapasitesizliğinden.
Ben de dedim ki:
“Yazmak kendi düşüncemi yansıtmam, içimi boşaltmam, aklımdan geçenleri duygularımı yansıtmamın yolu. Chatgpt ne anlarlan benim duygularımdan.”
E tabi bunun anlaması için önce insanın içinin bir şeye benzemesi lazım. Onunki boş teneke gibi, vursan yankı yapacak.
Bir de merak ediyorum…
Acaba bu video çekenler için ne düşünüyor? Kapasitesi chatgpt’ye yeten arkadaş, onlara da ‘Videoyu chatgpt mi çekti?’ diyor mu?
Yapay zeka ile yapılan videoları saymıyorum bile onları kafası almıyor zaten, evrene yük olmasın diye susuyorum.
Sorunun kaynağı çok net:
İnsan anlamadığı her şeyi mucize, beceremediği her şeyi teknoloji sanıyor.
Kendi kapasitesinin sınırlarını görünce, başkasının emeğine “makine işidir” deme kolaylığına kaçıyor.
Ama gerçek acı ve net:
Bir insanın yazdığını anlamak için önce okuyacak bir zihnin, kavrayacak bir beynin, hissedecek bir yüreğin olacak.
Ve şimdi dönelim o cümleme…
Hani sana söylediğim o cümleye…
“Yazmak kendi düşüncemi yansıtmam, içimi boşaltmam, aklımdan geçenleri duygularımı yansıtmamın yolu. Chatgpt ne anlarlan benim duygularımdan.”
İşte tam da bu yüzden,
senin anlayamayacağın şey tam olarak bu cümlede gizli:
Yazmak, kapasitesi olanın işi anlamak ise nasibi olanın…




