İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkçe Konuşuyorum, Kusura Bakmayın

Bir dil savunucusunun sanal alem maceraları…

Şimdi diyeceksiniz ki “Tek bir yabancı kelimeye mi takıldın?”
Ama mesele zaten tek bir kelime değil ki…
Bu, tek seferlik bir durum değil.
Girdiğim her sanal ortamda, her sohbette, her toplulukta aynı tablo.
Türkçeyi kullanmaktan vazgeçmiş bir neslin kelime kalabalığı…

Ve çoğu insan bunu hiç mi hiç aldırmıyor.
“Ne var canım, bir kelime de yabancı olunca ne olur?”
E çok olur arkadaşım.
Ben buna takılıyorum.
Takılıyorum çünkü bu artık bir istisna değil, alışkanlık.
Bir refleks.
Neredeyse kimse farkında değil, ama herkesin dilinde aynı yabancı motifler.

Evet, diyeceksiniz ki:
“Bu kelimeleri en çok gençler kullanıyor…”
Doğru.
Ama gençlerimiz özündeki cümlelerden vazgeçmesin istiyorum ben.
Türkçenin tüm o canlılığı, duygusu, ağırlığı, inceliği kaybolmasın…
Bir kelimeyle başlamaz bu ama bir kelimeyle biter.

Sanal ya da gerçek fark etmiyor…
O kadar sık karşılaşıyorum ki,
Sanki Türkçe konuşmak için ekstra çaba göstermek gerekiyor.
Oysa benim tek derdim şu:
Kendi dilimizi kendi kelimelerimizle konuşmak bu kadar mı zor?

Sanal dünyanın kendine has bir ekosistemi var…
Bir giriyorsun, sanki herkes “yarı Türkçe – yarı yabancı dil” diye gizli bir anlaşma yapmış.
Biz de anlamadan o anlaşmanın ortasında kalmışız gibi…

La kardeşim…
Türkçeye mi küstünüz?
Yoksa içinizde gizli bir dil okulu var da biz mi bilmiyoruz?

Yazdığı dili de düzgün yazmıyor tamamen argo kısaltma bir şekilde yazıyor, ben orada gayet sakin, esprili anlayacağını düşündüğüm bir şekilde cevap veriyorum ama karşımdaki ne anlıyor ne diyor?

“ Sizin köyde google yok mu “ diyor… “Sen bu kelimeyi bilmiyorsun demek ki” diye düşündüyse…
He he… tek sen biliyorsun o dili biz bilmiyoruz.

Oxford sözlüğü beni kapıya koysa bile, Türkçe konuştuğum için kapıdan kovulmam!

Benim derdim kelimeyi bilmemek değil ki…
Benim derdim şu:

Sen Türkçe yaz, ben Türkçe okuyayım.
Biz Türkçe anlaşıyorsak neden yabancı evrak işleri yapıyoruz?


Ben tiye alıyorum,
O da beni tiye alıyor.
Derken tiye savaşları başlıyor hahaha.
Ama işin eğlencesi burada dursun…

Mesele çok net:

Kelimeler bizim.
Dil bizim.
Kullanalım.